Güçlü Kadınların Simgelerinden Power Suit

Feminenliğin omuzları genişleten resmiyet apoleti, metropol hayatının da vazgeçilmez bir kalkanı haline gelerek, güçlü kadınların da güç silahı nam-ı değer power süit, sadece bir trend, tarz değil moda tarihinin ise özgürlüğe adımlarının simgesi diyebiliriz. Power ’ten bahsettiğimiz zaman, Coco ’in adını da anmamak tabi ki olmaz. Bugün özgürlüğünü kutlayan moda dünyasında Chanel’in katkısı bu güçte bir hayli büyük. 1920’lerde kadınları kendi bedenlerinde hapseden korselerden de kurtaran Chanel, modern dünyanın kadınları için ilk önemi moda devrimini takım elbiseleri de etek ve ceket konseptine uyarlayarak en cesur adımlarını basa basa attı.

chanel

Chanel’in takım elbiselerindeki Feminen kodları ortadan kaldırarak, 1940’larda yüzünü erkek moda dünyasına çeviren diğer isim ise Katharine Hepburn oldu. Woman Of The Year filminde giydiği ikonik takım elbise ile, takım elbiseyi erkeğin elinden alan öncü kadınlardan da bir tanesi sıfatını aldı Ekranda bir illüzyon yaratan Hepburn, kıyafet konusunda toplumda radikal bir değişim yaratmasa da Yves Saint Laurent’in dikkatini çekmeyi de başardı.

katharine-hepburn-06

Takım elbiseleri beyazperdeden gerçek hayata taşıyarak, podyumdaki resmi açılışını gerçekleştiren efsane tasarımcı Yves Saint Laurent, 1968’de modayı Le Smokin ile tanıştırdı. Giorgini gibi vizyonerlere de ilham kaynağı olan, geniş omuzları ve keskin çizgisi ile öne çıkmış olan Le Smokirle, 80’li yıllara damgasını vuran power süit kavramının kaynağı halinde de diyebilmemiz mümkün. Özellikle iş hayatında olan kadınların kalbini kazanan Armani’nin takım elbiseleri, geleneksel erkek kalıplar ve kumaşlarından yola çıkarak da maskülen bir silüeti kadınların gündelik hayatına sokarak, onları daha da güçlü gösterdi.

armanisuit

Armani Suit

90’lardan sonra gücümü eşitleyen kadınların takım elbise kalkanına ihtiyaç duymamaları, takım elbisenin daha yumuşak ve kalıcı ile beraberinde feminen geçişler ile yeniden yorumlayarak, 80’lerdeki ihtişamını kaybetmesine neden oldu.

Günümüzde ise takım elbiseler resmi günler için hala en ideal stil çözümü, kırmızı halıda en karizmatik alternatif, üstelik hiç olmadığı kadar da seksi. 80’lerde takım elbisenin feminenliği öldürdüğünü iddia edenlerin şimdinin podyumlarına da göz gezdirmeleri yeterli diyebiliriz. Cinsiyet sınırlarının giderek ortadan kaldırıldığı androjen bir dünyada, dişiliğin ya da maskülenliğin dozunun kaçmasının veya birbirine karışmasının hiçbir önemi yok.

 

Etiketler:, , , , , , , , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir